Kan Yağları (Lipid Metabolizması Bozuklukları), Kolestrol, Trigliserid

Kanımızda yağların artmasını niçin istemeyiz ?

Çok iyi bilmekteyiz, çok kireçli suyun aktığı boruların içi aşağıdaki resimlerde görüldüğü gibi bir süre sonra kireç dolmakta hatta tıkanabilmektedir.

Kan Yağları

Kireçlenerek tıkanmış borular. (internetten alınmıştır)

Kan yağları da damarlarda aynı şeyi yapmaktadır. Kanımızda yağlar normalden fazla ise damar duvarına yapışarak onu daraltmakta ve hatta tıkamaktadır. Bunun sonucu tıkanan damarın kanlandırdığı organ işlevini yitirmekte ölmektedir. Kalp damarı tıkanmışsa kalp infarktüsü olmakta insan ölmekte veya ölmese bile kalbi performansını, gücünü kaybetmektedir. Beyin damarı tıkanmışsa bu damarın kanlandırdığı beyin dokusu ölmekte, felç olayı ortaya çıkmaktadır. Ayak damarları tıkanmışsa ayaklarda gangren olabilmekte, ayak kesilebilmektedir. Bu örnekleri diğer organlarımız için de söyleyebiliriz.

Kan Yağları

Damarları kolesterol birikimi ile (aterom plağı) dolması ve tıkanması(internetten alınmıştır)

Kan Yağları

Kalbi besleyen koroner damarından birisinin kolesterolden oluşan aterom plağı ve bunun üzerinde oluşan kan pıhtısı ile tıkanması sonrası infarktüs olması (internetten alınmıştır)

Damarların kan yağları ile daralması veya tıkanmasına damar sertliği, tıp dilinde de ''ateroskleroz'' demekteyiz.

Kan yağları nelerdir ?

Kan yağları, bildiğimiz yağ olan trigliserid ve yağımsı bir madde olan kolesteroldür. Trigliserid özellikle yağ hücreleri tarafından üretilmektedir. Kolesterolü ise her hücre üretilebilmektedir. Damar sertliğine her iki yağda sebep olmaktadır, fakat esas sorumlu olan kolesteroldür.

Trigliserid

Trigliserid esasta vücudumuzda bir enerji deposudur. 1 gr şeker yandığında 4 kalori enerji verirken, 1 gr trigliserid yandığında 9 kalori vermektedir. Örneğin maraton koşucular koşu sırasında çok enerji harcarlar. Bunu da trigliserid yakarak sağlarlar. Ve önemli miktarda trigliserid tüketirler. Bu açıdan baktığımızda trigliserid bize lazım olan önemli bir enerji kaynağıdır. Ancak aşırı yağ demek olan şişmanlığın da zararını hepimiz biliyoruz. Yağ vücudumuz için gerekli bir enerji kaynağı olsa da, şişmanlıkta bu kadar enerji de olmaz olsun diyoruz.

Kolesterol

Kolesterol ise ayrı bir sorundur. Her şeyden önce bir enerji maddesi değildir. Ancak vücudumuzun yapı taşlarından birisidir. Beynimizde de bol miktarda bulunur. Burada adeta bir izolasyon maddesidir. Diğer taraftan vücudumuzu oluşturan hücrelerimizin duvarı olan, hücre zarının da, ana maddesidir. Bu bağlamda kolesterol olmazsa olmazlardandır. Ancak fazlası da son derecede zararlıdır. Damar sertliği oluşmasında ön planda gelen sebeplerden birisidir.

Kortizon, testosteron, östrojen ve progesteron ve benzeri bazı hormonlarımız kolesterolden üretilirler. Ancak bu hormonların üretimi için gereken kolesterol miktarı çok küçüktür. Yazılı basın ve bazı TV lerde kolesterol düşürücü ilaçlarla ilgili olumsuz anlamda ki tartışmalarda, bu ilaçların kullanımı bu hormonlarda eksikliğe yol açar gibi iddialar asılsızdır. Hormonlarda eksikliğe sebep olmaz.

Vücudumuzdaki kolesterolün 2 kaynağı bulunmaktadır.
1-Gıdalarla alınan kolesterol.
2- Karaciğer tarafından üretilen kolesterol.
Gıdalarla alınan kolesterol vücudumuzdaki kolesterolün dörtte birinden daha azını kapsar. Çok aşırı kolesterolden zengin gıdalarla beslenenlerde bu oran üçte bire kadar çıkabilir. Vücudumuz ve kanımızdaki kolesterol için ağırlıklı kaynak karaciğerde üretimdir.

Kolesterolden zengin gıdaları yemeyelim mi ?

Kan kolesterol düzeyimiz normal ise çok önemli sorun yok demektir. Ancak kan kolesterol düzeyi yüksek olanlarda kolesterolden zengin gıdaları fazla tüketmek zararlıdır.

Çoğumuzun içinde yaşadığımız şehir hayatında, hareket genel olarak az, buna karşın beslenme tarzı aşırı yağ içermektedir. Hareketsiz yaşam ise kolesterolü daha zararlı kolesterol şekline dönüştürmektedir. Bu bağlamda şehir hayatı yaşayanlar, kan kolesterol düzeyi normal olsa da, kolesterolden zengin gıdaları tüketmede yine de ölçülü davranmalıdırlar.

Kolesterolden zengin aşırı beslenmenin deney hayvanlarında damar sertliğine sebep olduğu net olarak gösterilmiştir. Damar sertliği varlığı tetkiklerle gösterilmiş olan insanlarda kan kolesterol düzeyinin parelel şekilde genelde yüksek olduğu yine araştırmalarda gösterilmiştir.

Total kolesterol, HDL, LDL,VLDL nedir ?

Biyokimya tetkiklerinde yukardaki tetkik kalemlerini çoğumuz görmüşüzdür. Peki bunların anlamı nedir?

Total kolesterol isminden de anlaşılacağı gibi kandaki toplam kolesterolü göstermektedir. İyisi de kötüsü de bunu içindedir.

Karaciğerden kana verilecek kolesterol paketlerine apo dediğimiz anahtarlar, anahtar proteinler eklenmektedir. Bu anahtarlar, o kolesterol paketinin içindeki kolesterolün hücrelerimize girişindeki kapıları açacaktır. Yani apolar, kolesterol paketlerinin hangi hücre ve organa gideceğinde ve işlevinde önemlidirler. Yani bir şekilde adrestirler. Apolara göre de kolesterol paketleri LDL, HDL,VLDL olarak isimlendirilirler. Halk arasında LDL için kötü kolesterol, HDL içinde iyi kolesterol denilmektedir. Bunu biliyoruz. Gerçekten LDL nin aşırı yüksekliğinde damar sertliği daha sık görülmektedir. O nedenle kötü kolesteroldür. Buna karşın HDL damarlarda ve dokularımızda biriken aşırı kolesterolü süpürerek karaciğere taşıdığı, damarları temzilediği ve damar sertliğini önlediği için iyi kolesteroldür.

Kanda kolesterol değerlendirilirken sadece total kolesterol, LDL ve HDL miktarlarına bakılmaz bunların birbirlerine oranlarına da bakılır. Çünkü kolesterol kanda arttığı zaman genelde LDL yanı sıra HDL de artmaktadır. Bu sebeple bunların kandaki miktarı yanı sıra birbirlerine oranları da önemlidir. Yani total kolesterolün HDL ye oranı ve LDL nin HDL ye oranına bakılır. Bu oranlar belli miktarın üzerine çıkmışsa damar sertliği özelliği ağırlık kazanmıştır denilir. Yani HDL hafifçe artmış olmasına karşın LDL çok artmışsa, bu istemediğimiz bir durumdur.

Kolesterol yüksekliği bir çok sebepten olabilir. Bunlar:
1-İrsi sebepler
2-Hastalıklar
3-Aşırı kolesterollü beslenme

Yukardaki sebepler bir arada da olabilir. Örneğin irsi olarak kolesterol fazlalığı olan bir kişi, kolesterolden zengin gıdaları da fazla tüketiyor olabilir.

İrsi kolesterol yüksekliğinde, anne veya baba ve çocukların bazılarında kolesterol yüksekliği vardır. Yani hastalık genlerle çocuklara geçmektedir. Anne ve baba her ikisinde de irsi kolesterol yüksekliği varsa çocuklarına geçiş daha ağır ve daha fazla sayıda çocukta kolesterol yüksekliği olacaktır. İrsi kolesterol yüksekliğinde karaciğerde kolesterol üretimi artmıştır. Genelde orta yaş, yani 40 lı yaşlarda kan kolesterol düzeyi artmaya başlar. Bu gibi irsi kolesterol yüksekliği olanlar, hiç kolesterol içermeyen diyette alsalar, kan kolesterolleri yine yüksek olur. Anne ve babanın her ikisinde de irsi kolesterol yüksekliği var ve bunlardan çocuklara güçlü (penetransı yüksek) geçiş söz konusu olduğunda ise kolesterol daha genç yaşlarda hatta çocukluk yaşlarında kanda yükselmeye başlarlar; bunlarda, tedaviye alınmazlarsa 40-60 yaşlarında yani orta yaşlarda, kalp infarktüsü sıkça görülür.

Bazı hastalıklarda kanda kolesterol yüksekliğine sebep olabilir. Tiroid yetmezliği, böbrek hastalıkları, şeker hastalığı, safra yolları hastalıkları bunların başında gelir. Tiroid yetmezliği bu konuda özellikle önemlidir. Hafif bir tiroid yetmezliği bile kolesterol yükseliği ve zaman içinde damar sertliğine sebeb olabilmektedir.

Trigliserid Yükseliği Nedir ?

Kanda trigliseridlerin 150 mg dan yüksek olmasıdır.

Aşırı yağlı ve şekerli gıdalarla beslenme ve şişmanlık trigliserid yükseliğinin en sık sebebidir.

Kanda trigliserid yüksekliği irsi sebeplerle de olabilir. İrsi trigliserid yükseliğinde trigliseridlerin kandan depolara, yani yağ dokusuna geçişi zorlaşmıştır. Bu sebeple kanda birikirler.

Hafif veya orta derecedeki yükselmeler ''yağ zehirlenmesi'' ne sebep olarak şeker metabolizmasını bozar. Bozulmuş açlık şekeri ve bozulmuş tokluk şekeri sebebi olabillir.

500 mg üzerindeki yükselmelerde ise ''akut pankreatit '' dediğimiz pankreas harabiyeti ortaya çıkabilir ki tehlikeli ve ölüm yüzdesi yüksek olan bir hastalıktır.

Trigliserid yüsekliği doğrudan veya dolaylı yollarla damar sertliğini de süratlendirmektedir.

Dislipidemi dediğimiz kolesterol yüksekliği veya trigliserid yüksekliği mutlaka tedavi edilmeli mi ?

Bunların yüksekliğinin zararı hemen görülmez. Sinsi olarak vücudumuza zararlı olurlar. Olumsuzluk, daha sonraki yıllarda ortaya çıkmaktadır. Çünkü, damar sertliğine sebep olmaktadırlar. Damarlarımız sertleşmiş, daralmışsa, bunun diğer anlamı erken yaşlanmışız demektir.

Bu sebeple kolesterol yüksekliği veya trigliserid yüksekliği mutlaka tedavi edilmelidir.

Kolesterol yüksekliği nasıl tedavi edilir ?

Her şeyden önce kolesterol yüksekliğinde gıdalarla alınan kolesterol yüksekliğinin katkısı ne kadardır? Bu araştırılır. Bunun için, aşağıda liste gösterilen kolesterolden zengin gıdalar yasaklanır. Yani kolesterolden fakir beslenme uygulanır. 2-3 ay sonra tekrar kolesterol bakılır. Kolesterol hala yüksekse, ilaç tedavisine geçilir. İlaç tedavisi ömür boyu sürdürülür !

Kolesterolden zengin yiyecekler:

Hayvan yağları : Kuyruk yağı, iç yağı, yağlı veya az yağlı kırmızı et

Sakatatlar : Beyin, kokoreç

Kırımızı et kaynaklı ürünler : Sucuk, salam sosis, hazır kavurma

Beyaz et : Deri, kanat, kısmen but

Süt ürünleri : Kaymak, krem peynirler, tam yağlı tulum, kaşar, cheddar, tam yağlı beyaz peynir. Çok tüketilirse tam yağlı süt ve tam yağlı yoğurt.

Yumurta sarısı

Kolesterol düşürücü ilaçlar:

Bu ilaçları 2 guruba ayırırız:
1- Barsaktan kolesterol emilimini azaltanlar.
2- Karaciğerde kolesterol üretimini azaltanlar.

Barsaktan kolesterol emilimini düşüren ilaçların etkisi, karaciğerde kolesterol üretimini azaltanlarlar kadar güçlü değildir.

Karaciğerde kolesterol üretimini azaltan ilaçlar kolesterol düşürme tedavisinde esas ilaçlardır. Bu ilaçların kolesterol düşürücü etkisi kullanılan ilacın miligramına bağlıdır. İlacın miligramı arttıkça kolesterolü dahada düşürürler. Ancak ilacın miligramı arttıkça ilacın yan etkisi de artmaktadır. İlacın etkisi LDL düzeyindeki düşme ile takip edilir. LDL nin hangi seviyeye düşürüleceği, yani hedef doktor tarafından belirlenir. Hedef kişiden kişiye farklı olabilir. Örneğin kalp damarlarında damar sertliği varsa veya sigara içiyorsa veya tansiyonu yüksekse veya şeker hastası ise LDL hedefi daha farklı olmaktadır. İstenilen LDL seviyesine eriştiren dozdaki ilaç hayat boyu alınır. Çünkü ilaç kesildiğinde LDL tekrar istenilmeyen düzeye yükselecektir. Karaciğerde kolesterol üretimi gece daha fazla olduğundan ilaçlar akşam yemeği sonrası veya yatarken içilir.

Karaciğerde kolesterol üretimini azaltan kolesterol düşürücü ilaçların, karaciğer ve adeleler üzerinde önemli ve istenmeyen yan etkileri bulunmaktadır. Ancak bu yan etkiler herkezde mutlaka görülür de değildir. Ancak bazı kişiler hassastır. Onlarda görülür. Bu sebeple bu ilaçlar başlamadan önce SGOT ve SGPT dediğimiz karaciğer tetkikleri ve CPK dediğimiz adelelere ilişkin tetkikler yapılır. Sorun yoksa ilaç başlanır. İlaç başladıktan sonra da zaman zaman bu tetkikler tekrarlanır. İlaç dozu artırıldıkça yine tekrarlanır. Yan etki önemsenebilecek düzeyde ise, ilaç bir süre kesilir. Karaciğer ve adele testleri normale geldikten sonra benzer etki gösteren, yani karaciğerde kolesterol üretimini azaltan başka bir ilaç denenebilir. Kolesterolde fakir beslenme programına geçmemek bu ilaçları bir yüksek dozda alınmalarına yol açacak, bu da yan etki olasılığını azaltacaktır. Örneğin bu gibi kolesterolü yüksek ve kolesterol yüksekliği olan kişilere her gün 1-2 yumurta yiyin zararı yoktur demek, bu ilaçların daha yüksek miligramını kullanmayı gerektirecek, bu da yan etkilerin gereksiz olarak daha fazla olmasına sebep olacaktır.

Kolesterol düşüren ilaçların içilmesinin zararlı olduklarına ait halk arasında yanlış ve yanıltıcı, dedikodu anlamında telkinler olmaktadır. Bu son derecede yanlıştır itibar edilmemelidir. Doktor kontrolunda kullanmak güvencelidir. Herşeyden önce bu ilaçlar normal kişilere değil kolesterolü yüksek olan kişilere verilmektedir. İçilmediğinde damar sertliğinin yol açtığı hastalıklar örneğin kalp infarktüsü veya diğer damarsal hastalıklar kaçınılmaz sonuçtur.

Egzersiz önemli bir tedavi aracıdır. Hatta ılımlı kolesterol yükseliğinde tek başına yeterlidir. Egzersiz iyi kolesterolü yani HDL yi artırma yanı sıra, kötü kolesterolü yani LDL yi azaltmaktadır. Ancak egzersiz olabildiğince her gün yapılmalı ve oldukça da tempolu olmalıdır. Gezinti gibi bir yürüyüşün bu bağlamda etkisi yoktur.

Trigliserid yükseliği nasıl tedavi edilir ?

Trigliserid yükseliğinde gıdaların etkisi çok daha ağırlıktadır. Bu kişilerin büyük bölümü zaten şişmandır. Şekerli gıdaları çok tüketmektedirler. Bunlar hemen her gün bol tatlı tüketirler. Yağlı yiyecekleri de bolca tüketirler. Köftede ki, adana köftedeki yağ miktarını düşünelim, ne denli fazladır. Salçalı bol yağla pişen tencere tipi yemeklerin suyuna ekmeğimizi bulayıp yersek yine çok yağ alırız. Sonuç olarak şekerli, unlu ve yağlı gıdaların bolca tüketilmesi kişiyi hem şişmanlatacak hem de trigliseridlerini yükseltecektir.

Bu kişilerin zayıflatılması tek başına tedavidir, büyük oranda trigliseridleri azaltabilmektedir.

Zayıflamaya rağmen trigliserid düşmemişse veya trigliserid düzeyi başlangıçta bile 500 mg üzerindeyse trigliserid düşürücü ilaçlara başlanır.

Kolesterol veya trigliserid tedavisinde ki hastalar aşağıdaki gibi bir çizelge de tedavilerini takip etmelidirler. Bu çizelgeyi 1 dosya yaprağında kendileri takip oluşturabilirler.

Kan Yağları

Yukardaki çizelgeyle kan yağları ve yan etki durumları daha iyi takip edilebilir. Karaciğer testleri giderek yükseliyor mu veya adeletesetleri giderek yükseliyor mu çizelgeyle takipte daha iyi görmek mümkündür. Böyle bir çizelge takip eden doktora da kolaylık sağlayacaktır.

Bazı hastalar neredeyse her ay kan yağlarını ölçtürmektedirler. Bu çok gereksizdir. İlaç değiştiğinde veya kullanılmakta olan ilacın dozu değiştirildiğinde, 1-2 ay sonra yukardaki tetkikler yapılır. Yan etki yoksa ve değerler istenilen sınıra gelmişse 6 ay veya yılda bir ölçümler yeterlidir.

İlacın yan etkilerini sağdan soldan duyarak kesmek hiç akılcı değildir. Yan etkileri vardır, doğru. Ancak yukarda da dediğimiz gibi kontrol edilebilmektedir. Buna karşın ilacı kullanmayıp örneğin beyin felci olmak, yürüyememek, konuşamamak daha mı iyidir? Kalp infarktüsü, kalp yetmezliği daha mı iyidir? Damar sertliği sebebiyle bacakların kesilmesi dahamı iyidir? Bu pencereden bakıldığında ilacı kesmeyip kullanmanın ne denli doğru olduğu açıkça görülmektedir.