Hashimoto Hastalığı

Ömür boyu devam eden tiroid bezi iltihabıdır. Kadınlarda erkeklere oranla 7-10 misli daha sık görülür. Erişkin yaş kadın nüfusunun %4-7 sinde Hashimoto hastalığı bulunmaktadır.

Tehlikeli bir tiroid hastalığı değildir. Ancak yakın takip gerektirir. Nedeni de sıklıkla zehirli guvatr, çok daha sıklıkla da tiroid yetmezliğine sebep olması ve bunların tekrarlayıcı olmasıdır. Zehirli guvatr ve tiroid yetmezliği sağlığımızı olumsuz etkileyecektir.

Hastalık otoimmun dediğimiz bir sebeple oluşmaktadır. Anne karnından itibaren ve yaşadığımız süre, vücudumuzu oluşturan, yapı taşlarımız olan proteinlerimiz bağışıklık sistemine tanıtılır. Bu sayede bağışıklı sistemimiz onları tanır, yabancı kabul etmez. Buna karşın bağışıklık sistemi dışardan vücudumuz giren proteinleri hemen algılar, yabancı olduğunu saptar ve onu yok etmeye yönelik uygulamalar geliştirir. Dışardan vücudumuza giren yabancı protein bir bakteri veya virüs veya uygun olmayan organ nakliyle olabilir. Bağışıklık sistemi tüm bunları yok eder veya etkisi kılar.

Bazı kişilerin bağışıklık sistemi unutkandır. Bu unutkanlı genelde genetik (irsen) anne veya babadan, onların genleriyle çocuğa geçer. Unutkan bağışıkık sistemi kendimize ait olan bazı proteinlerin bize ait olduğunu unutur, yabancıymış gibi algılar ve ona karşı, onu yok edecek bağışıklık maddeleri (antikorlar) üretir. Bu tip mekanizmayla oluşan hastalıklara ‘’otoimmun hastalıklar’’ diyoruz. Hashimoto hastalığı da böyle bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi, yabancı kabul ettiği tiroid hücrelerine karşı bağışıklık maddeleri (antikorlar) üretmektedir.

Tiroid bezi folikül dediğimiz havuzcuklardan oluşur. Mikroskopla baktığımızda bunları görürüz. Bu havuzcuklar, irili ufaklıdır. Bu havuzcuklar yani foliküller içi kolloid dediğimiz yumurta akına benzer sıvıyla dolu, küreye benzeyen oluşumlardır. Havuzun duvarı epitel dediğimiz bir sıra tiroid hücresinden oluşmaktadır. Havuzu çevreleyen tiroid hücreleri ürettikleri tiroid hormonlarını (T3 ve T4) havuzun ortasındaki kolloide aktarırlar. Yani kolloid adeta bir tiroid hormonu deposudur.

Tiroid hücrelerine karşı oluşan antikorlar tiroid bezi içinde bir iltihap oluştururlar. Bu mikrobik olmayanm bir iltihaptır. Antikorlar tiroid hücrelerine saldırırlar. Hücreleri tahrip ederler. Foliküller, duvrını döşeyen hücreler tahrip olunca parçalanır, içinde depolanmış olan kolloid etrafa saçılır. Kolloid içindeki hormonlarda bu sebeple etrafa saçılır. Ve buradan kana geçerler.

Vücut parçalanan folikülleri yerine yenisini yapacaktır. Ancak bu yeni yapılan foliküllerde zamanla ayni sebepten parçalanacaktır.

Parçalanan foliküller kadar yenileri gecikmeden yapılırsa, tiroid çalışması normal bulunacaktır. Birden çok sayıda folikül yıkılırsa hafif bir zehirli guvatr oluşur. Ancak daha sık görülen parçalanandan daha az folikül yapılmasıdır, bu tiroid yetmezliğine sebep olacaktır.

Bu yolla gelişen tiroid yetmezliği hafif, ağır veya çok ağır olabilir.

Hastalar çok farklı nedenlerle doktora başvurular:

  • Guvatr olarak genelde dikkati çeker ve doktora giderler.
  • Bazen herhangi nedenle yapılan bir ultrason tetkikinde tiroidin büyük olduğu veya nodül olduğu saptanabilir.
  • Bazı hastalar ise zehirli guvatr düşündüren, çarpıntı, sinirlilik, titreme şikayetiyle doktora gelirler.
  • Yine bazı hastalarda kıloa alma, diyet yapmaya rağmen kılo verememe, deri kuruluğu saç dökülmesi, uykuya meyil, horlama gibi tiroid yetmezliği ağırlıklı şikayetlerle doktora baş vururlar.

Hashimoto hastalarında nodül sık görülür. Nodül saptandığında bunlar nodüllü guvatrlar konusundaki esaslar dahilinde izlenir ve tedavi edilirler. Ancak Hashimoto hastalarında yalancı nodüllerde çok sıktır, tiroid ultrasonunda uzmanlaşmış ultraonuzmanları bunları gerçek nodül gibi rapor edebilirler, klinik olarak takip eden doktoru da yanıltabilirler. Hatta gereksiz ameliyatlara sebep olabilirler.

Herşeyden önce bir guvatr bulunur. Doktor muayenede bunun elastik sert bir kıvamda olduğunu söyleyebilir. Nadiren çok büyük, gögüs bölgesine sarkan guvatrlar da olabilir.

Yukarda da açıkladığımız gibi hashimotoda tiroid çalışması, normal olabilir, zehirli guvatr veya tiroid yetmezliği şeklinde de olabilir. Şikayetler ve tedavi buna göre değişecektir.

FT4 ve TSH ölçümleri tiroid çalışmasını belirlemek için yapılır. İlaç kullansada kullanmasa da senede bir tekrarlanır. Bu arada doktor tiroid çalışmasında fark süphe ederse seneyi beklemeden de testleri tekrarlayabilir. Hastalığın sebebi olan antikorlarlar, anti-TPO ve anti-T tetkikleri yapılır. Bunlar sıklıkla belirgin yüksek düzeyde pozitiftir. Ancak sınırda yüksek hatta normal olabilirler. Normal olmaları Hashimoto hastalığı kuvvetle düşünülüyorsa hastalığı retettirmez. Yani hastalar Hashimoto oldukları halde bunlar negatifte olabilirler. Antikorlar bir defa yüksek düzeyde pozitif bulunmuşlarsa sık tekralanmalarına gerek yoktur. Bazı Hashimoto hastaları her 3 ayda, 6 ayda veya yılda bunları tekrarlamaktadır. Hiç gereksizdir. Ancak başlangıçta negatifseler 2-3 yılda bir tekrarlanabilirler. Veya negatif olmalarına karşın hastada kliniksel bir farklılık doktor tarafından saptanmışsa yine tekrarlanabilir.

Hashimoto hastalığının doğrudan bir tedavisi yoktur.Yani bağışıklık sistemindeki kusuru düzeltecek bir tedavi yoktur. Normal çalışma düzeyi gösteren hastalara tiroid hormonu (koşul olmamakla beraber) verilebilmektedir. Hipotiroid, yani tiroid yetmezliği olan Hashimoto hastalarında koşul olarak tiroid hormon tedavisi yapılır ve kan düzeyleri kontrol edilerek genelde ömür boyu sürdürülür. Zehirli guvatr ile gelen hastalarda ise beta-bloker dediğimi ilaçlar kullanılır.

Hashimoto hastası doğurganlık yaşlarındaki kadınlarda, gebelikte tiroid yetersizliği olabilir. Bu son derecede önemlidir. Tiroid yetersizliğinden hem bebek, hemde anne zarar görürür. Ancak söyliyeceğimiz şekilde takip edilirse endişeye gerek yoktur.

Gebeliğin tesbit edilmesinden itibaren gebelik süresince aylık FT4 ve TSH ölçümleri yaptırılarak takip eden endokrin uzmanı (ancak yoksa tiroid hastalıklarında yeterli bilgi ve deneyime sahip dahiliye uzmanı) na bildirir. Onun önerisi dahilinda kullanmakta olduğu tiroid hormon düzeyi artırılır.

Çok büyük guvatrlarda cerrahi tedavi düşünülebilir. Nodüllerde ince iğne biyopsisi ile kanser şüphe edilen nadir Hashimoto hastalarında da operasyon ön görülür

Bazı Hashimoto hastalarında sık tekrarlayan zehirli guvatr atakları olabilir. Yaşlı hastalar bundan koroner veya kalp hastalığı bağlamında daha olumsuz etkilenebilirler. Bunlara radyoiyod tedavisi yapılabilir.

Sonuçta Hashimoto hastalığı tehlikeli bir hastalık değildir, ancak yakından izlenmesi gereken bir hastalıktır.

Guvatr olan veya ilaç, radyoiyot veya cerrahi guvatr tedavisi olan herkez en az yılda bir defa bu konuyla ilgili olan doktoruna gitmelidir.

İletişim Numarası: 0531 581 27 79

designed by gunerkan 2011 izmir